İnsanın dengesizi


İnsanın dengesizi gibi gelir bana sarıca arı. Kendini korursun, ona da kıyamazsın ama hürmet de etmezsin bal arısı gibi. Batmış ama farkında değil hala… Ya bırakacaksın; artık bataklık olmuş balında ölüp gitsin. Ya kurtaracaksın; hem kendini hem çevreni gözetip ısırtmadan. Sadakadan sayıp kurtarmalı ki Allah insanın dengesizinden saklasın..

Gölgeme

Işık, seni benden uzaklara atsa da, yine ayağımın altına getirecek seni ışık. Zifiride ben, sen olsam da, fecrde ayıracak bizi ışık.

Karakoç’a Nazire

“Dar zamanda düşmanların altına
At olanlar safımıza gelmesin”
Demiş ya rahmetli şair, az…

Dar zamanda düşmanların avında
İt olanlar safımıza gelmesin.

Ya da

Dar zamanda mazlumların boynuna
İp olanlar safımıza gelmesin.

Derdi….

Terk edilen

image

Tohumunu toprağa salan insandı.

Onun da ayakları toprağa basardı.

Can suyunu veren yok şimdi. Şimdi o da toprakta ya da bir apartmanda. 

Senden önce bu kökten gülen gülü, işten dönmesini beklerken diğer yarısının, okşar koklardı O. 

Senden önceki güllerin, çocukları vardı bahçesinde oynayan, sevgilileri…

Nasıl diyeyim ki terk ettiklerini seni, bir apartmanda yaşamaya…

Zaman’ı İdrak – 3

image

Kaybolan zaman mı insanda, insan mı zamanda?
Zamanın geçip gittiğini anlamam için boyumca kum saatine gerek yokmuş aslında. Bugün, çöpe atarken anladım, her sabah kullandığım 30 tablet ilacın boşalan kutusunu… Otuz günü daha bırakmışım toprağa. 30 tabletlik bir kutu daha var dolapta, biter mi bilmiyorum ama.
Objektife havada poz veren şu ilacın düştüğünü görüyorum. Fotoğrafta bile durmuyor zaman benim için…
Kulaklarımda mı aklımda mı anlamadığım, eski bir radyo programından kalan sesler:
“Işık hâlâ doğudan yükseliyor…
Hâlâ kovalıyor gece gündüzü, gündüz geceyi…
Gökyüzü hâlâ kuş, su, balık, toprak, insan kokuyor…
Eskiyenler de var, hâlâ eskimeyenler de…
Zaman, hükmünü icrâ adiyor,
Gelenler gidiyor…
Dünya, hâlâ dönüyor,
İnsan hâlâ insan
Unutuyor!…
Değişen ne?..”

Bayramlar

image

Bayramlara dar gelen büyüklükten sıyrılıp,
Geçmeli bir patikadan çocukluk bahçesine.
O eski bayramları tekrar tekrar yaşayıp,
Dönsün hep insanlar çocuk olup evine. (mustafa)

Yolcu

image

Heey Çanakkale!
Otuz yıl önce tanıdığın çocuğum.
Otuz yıldır aynı yolun yolcusuyum. (Mustafa)

Zaman’ı İdrak – 1

image
Akrep ve yelkovan,
Şeytan işi olsalar.
Biri kaçar biri kovalar,
Böyle döner dururlar.
Buna aldanır insan.
Zaman sonsuz’a kanar.
Oysa fanus ve kumlar…
İnsan biteni anlar. (Mustafa)

Köklerden Göklere

image

Toprağa kök salmadan, göklere dal salmışsın,
Sonra böyle kuruyup baykuşa yurt olmuşsun.
Dallarını beslemezsen tutunduğun topraktan,
Onları kurutursun, sen de odun olursun.

Bak senden uzakta yeşil yeşil dallara,
Her birinin dalında birer birer aşina.
Dalları değil, göklere cıvıltısı yükselir,
Özünden beslenenler, bülbüllere aşina. (Mustafa)